‘MaZi’ Kategorisi için Arşiv

Stajımın 5. Gününün Raporu Size+neyse diyorum :)

Cuma, 18 Temmuz 2008

Bugünler de derdim başımdan aşkın benim. Yana yakıla staj dosyası dolduruyorum. Günlük olarak özenle :) örneğin;

Günlük olarak gider fişlerini Excel’de işleyerek arşivleme işlemini yapmaya başladım. Melih Bey örnek SQL veritabanı çalışmamız için bana alanları ve tablolar arası ilişkiyi gösteren dökümanı verdi.  

Büyük hali için tıkla bi zahmet

 

İş saati içerisinde bunu incelememi ve anlamadığım herhangi bir şey olursa kendisine danışmamı istedi. Ben bu doküman da verilen 3 tablo ve tabloda ki alan isimlerini kullanarak kendi oturumum da bir örnek çalışma yaptım. Bunu Melih Bey’e göstererek mevcut SQL bilgimi kendisine göstermiş oldum. Kendisi bana ince ayrıntıları göstererek yapmış olduğum örnek veritabanın da ayar işlemleri hakkında bazı örnekler yaptık. Ve benden SQL için araştırma yapmamı devam ettirerek veritabanı içerisinde sorgu oluşturmamı istedi. Gün içerisinde çoğunlukla yukarı da ki veritanında sorgu yapmak için bilgi girişi yaptım.

— Tatil pek güzel geçiyor. Eee haliyle alınan kararların faydası var bunda. Artık pek çok değiştiğimi hissediyorum. Topluyorum yere saçılan umutları. Teke tek. Çok zaman geçtiğini hissediyorum. He bu arada düşündüm de ben tekrardan yaşamak istiyorum lise yıllarımı.Hadi ay dede bana rüyamda göstersene o mutlu günleri. Maziye saygı duymak lazım. Kararlar geçmişi silmez karalar öyle değil mi ? Seviyorum yaşamayı ve mutlu yaşatmayı. Prensip meselesi herşeyin hayırlısı dilemek yetmez hayrı bulmak lazım.  

Gözler Gülse Sözler Ağlar!..

Çarşamba, 16 Nisan 2008

Sen..

Kapat gözünü… Şöyle bir düşün. Neredeyim? Nerelerde de? … Hangi kapıyı çalarsa çalsın insan, açan beklediği değilse taştır o kapı ona! Şimdilerde mecali kalmamış bir umudun can çekişmesi oynuyor ömür perdemde. Yok satıyorum biletleri… Yerden yere vurulur mu gurur? Ben gururuma sırt dönüyorum… O yerler de sürünüyor ben başım yerde geziyorum! Aşka vefa işlemezmiş meğer öyle ya yılları o yokken o varmış gibi devirdik de bir sevdiğimize sahip olamadık… Hani şöyle başımız dik el ele bir gezemedik.  —

**” Nereye kadar sürer bu söyle!

Kimine göre kader,

Kimine göre birgün elbet biter…

Ama beni alır sensiz götürür uzaklara,

Dalarım yalnız ummalara…”

—Zaman içine işler mi insanın? Hani sensiz geçen şu zaman yok mu?.. Bir onun telafisi yok ömrümde.. Şimdi çıkıp gelsen hiç ummadık anda.. Ne değişir? Ya sensiz geçen o koca zaman… Ya o biten umutlarım… Hani çok sevdiğimiz hayallerimiz? Hangisini tekrar kazanabiliriz… Yada hangisine baştan aynı hevesle başlayabiliriz? Çok şey gitti ikimizden de.. Yitirdik yitmez bitmez dediklerimizi… Bir kere küstüğünü gör sevdanın! Son nefesini verdiğine şahit olsa dahi bitmez o küskünlüğü.. Yazık! Biz küstürdük sevdayı kendimize.. Kaybettik bütün güzelliğini. Şimdi ne bir sıraya yakışıyor ismin, nede bir buğulu cama.. Kalbimde de işi yok ya.. Söküp atması zor!Yoksa bile bile acıtır mı insan canını. Canını yakanı besler mi içinde.. Söküp atabilsem kalbimi düşünür müydüm acaba bir dakika? Koca bir kördüğüm işte..  

**Neslihan - Dayanılmaz Oldu

X-Y İki Bilinmezim ‘SEN’

Salı, 15 Nisan 2008

Artık kaçıncı son veda bu.. Kim bilelir? Hep yarım kalan gidişlerin bitişine emanet yüreğim… Ve hep aynı son… Sen bir kez gittin, ben bin kez bittim! Şimdi puslu bir alaca karanlıkta umutlarım.. Zorlu savaşların bekçisi! Daha dün boşadım sevdamı bekar kalansa sadece görünür yanım… Dul bir sevdalının kapanmaz bir yarası sol yanım. Zahmeti epeyce çok oldu bu bitişin bana… Hani belki dendi, belki unutulur… Israrla aynı soru dolanıyor sensizliğin sessizliği vurmuş dudaklarımda, “yara kapanır da kalmaz mı izi?”… X saatli uykularımın y bilinmezi ayakta kalışlarım… Yürüyemiyorum… İleriye yürümek sana yüz dönmek gibi birşey… Yapamıyorum. Anlamaya çalış.. Yada anlıyormuş gibi yap ne bileyim… Yeter ki anlamsız bakışların dolanmasın şu bi-çare halimde… Susma yada sus! Neyi değiştirir ki hasretini duyduğum sesine kavuşmak? Ruhun nerelerde kimlerle??? Basit bir bilinmezlik denklemi bizimkisi.. İki bilinmezimiz var aslında… İkiside sen!.. Biri tanıdığımı sandığım SEN, birisiyse tanımadığım yanın yine SEN!.. Çözmeye çalıştıkça başım ağrıyor… Bilinmezim kaldın sen. Adın da varlığında yalan desem… Şu karşım daki senli benli resimler ayaklanır tokat gibi çarpılır yüzüme.. Şimdi yoksun ama bir zamanlar vardın! Tek şahidi şu kağıtlara yansıyan gülümseyişlerimiz.. Elin elimdeyken ki resmimiz! Unutma,
Ben unutmadım…