‘Hüzün Doldu Taştı’ Kategorisi için Arşiv

Başlıksız Yazı

Çarşamba, 25 Haziran 2008

“Sevdim bir kez inan çıkman aklımdan Hayal olmuş düş olmuş hep benlesin 
          
Cahilmiyim delimiyim ben neyim 
     
Evden işe işten eve hep senleyim

Bekle durda sabah ola gün ola

Ezan sesi beyaz bayrak çekerim

Mecnun bana ahbap dost ola 
             
Dert kimdeymiş  inan görsün isterim”

——-Gitmek istiyorum buradan. Burayaaaa hiç gelmemiş olmak istiyorum. Zamanı geri almak bütün yaşanmışları silmek …………… istiyorum……. istiyorum….. Mümkün olmayacağını bile bile hemde..

Duman Duman Üstüne Yayılmışta Gidiyor..

Cumartesi, 10 Mayıs 2008

İyisi mi sen kimselere görünmeden git..

Olur ya duyulur geldiğin.

Bu bahar da yalancı bahar,

Bende hep aynı son”bahar”…

Sağımda yeşillenmiş koca koca dağlar,

Solumda can çekişiyor umutlarım…

Çalmaya cesaretim yok açılmaz kapanan kapılar,

Vurmuşlar kilidi sesi çıkmaz sol yanımın…

Çıkmaz bir sokakta kaybettim kendimi,

Gidebileceğim tek bir var….

Oysa titremekte dizlerim yaşımdan değil başımdan,

Cefası ömrümden uzun bir sevdalı başım var….

“Gün ola kavuşuruz, nasip olursa eğer…”

 

Gözler Gülse Sözler Ağlar!..

Çarşamba, 16 Nisan 2008

Sen..

Kapat gözünü… Şöyle bir düşün. Neredeyim? Nerelerde de? … Hangi kapıyı çalarsa çalsın insan, açan beklediği değilse taştır o kapı ona! Şimdilerde mecali kalmamış bir umudun can çekişmesi oynuyor ömür perdemde. Yok satıyorum biletleri… Yerden yere vurulur mu gurur? Ben gururuma sırt dönüyorum… O yerler de sürünüyor ben başım yerde geziyorum! Aşka vefa işlemezmiş meğer öyle ya yılları o yokken o varmış gibi devirdik de bir sevdiğimize sahip olamadık… Hani şöyle başımız dik el ele bir gezemedik.  —

**” Nereye kadar sürer bu söyle!

Kimine göre kader,

Kimine göre birgün elbet biter…

Ama beni alır sensiz götürür uzaklara,

Dalarım yalnız ummalara…”

—Zaman içine işler mi insanın? Hani sensiz geçen şu zaman yok mu?.. Bir onun telafisi yok ömrümde.. Şimdi çıkıp gelsen hiç ummadık anda.. Ne değişir? Ya sensiz geçen o koca zaman… Ya o biten umutlarım… Hani çok sevdiğimiz hayallerimiz? Hangisini tekrar kazanabiliriz… Yada hangisine baştan aynı hevesle başlayabiliriz? Çok şey gitti ikimizden de.. Yitirdik yitmez bitmez dediklerimizi… Bir kere küstüğünü gör sevdanın! Son nefesini verdiğine şahit olsa dahi bitmez o küskünlüğü.. Yazık! Biz küstürdük sevdayı kendimize.. Kaybettik bütün güzelliğini. Şimdi ne bir sıraya yakışıyor ismin, nede bir buğulu cama.. Kalbimde de işi yok ya.. Söküp atması zor!Yoksa bile bile acıtır mı insan canını. Canını yakanı besler mi içinde.. Söküp atabilsem kalbimi düşünür müydüm acaba bir dakika? Koca bir kördüğüm işte..  

**Neslihan - Dayanılmaz Oldu

Aşkın Nur Yengi - Susma

Çarşamba, 16 Nisan 2008

Anladım gidiyorsun daha öncekiler gibi
Hiç olmazsa son bir defa öp
Bu kadar zormu seni sevdim
Bir zamanlar demek öyle zor ki yeniden sevmek.

Yalnızlık eski bir ezber ayrılık alışkanlık
Sensizlik bana dost bana eş
Bu kadar mağdur olma inan sen olmasan bile
Hayat devam eder doğar güneş.

Susma veda ederken biraz gül birşey söyle giderken
Gitme hemen gitme kal biraz dur daha erken
Susma veda ederken biraz gül birşey söyle giderken
Gitme hemen gitme kal biraz dur daha erken.

Susma veda ederken biraz gül birşey söyle giderken
Gitme hemen gitme kal biraz dur daha erken
Susma veda ederken biraz gül birşey söyle giderken
Gitme hemen gitme kal… kal…kal…kal..kal..

X-Y İki Bilinmezim ‘SEN’

Salı, 15 Nisan 2008

Artık kaçıncı son veda bu.. Kim bilelir? Hep yarım kalan gidişlerin bitişine emanet yüreğim… Ve hep aynı son… Sen bir kez gittin, ben bin kez bittim! Şimdi puslu bir alaca karanlıkta umutlarım.. Zorlu savaşların bekçisi! Daha dün boşadım sevdamı bekar kalansa sadece görünür yanım… Dul bir sevdalının kapanmaz bir yarası sol yanım. Zahmeti epeyce çok oldu bu bitişin bana… Hani belki dendi, belki unutulur… Israrla aynı soru dolanıyor sensizliğin sessizliği vurmuş dudaklarımda, “yara kapanır da kalmaz mı izi?”… X saatli uykularımın y bilinmezi ayakta kalışlarım… Yürüyemiyorum… İleriye yürümek sana yüz dönmek gibi birşey… Yapamıyorum. Anlamaya çalış.. Yada anlıyormuş gibi yap ne bileyim… Yeter ki anlamsız bakışların dolanmasın şu bi-çare halimde… Susma yada sus! Neyi değiştirir ki hasretini duyduğum sesine kavuşmak? Ruhun nerelerde kimlerle??? Basit bir bilinmezlik denklemi bizimkisi.. İki bilinmezimiz var aslında… İkiside sen!.. Biri tanıdığımı sandığım SEN, birisiyse tanımadığım yanın yine SEN!.. Çözmeye çalıştıkça başım ağrıyor… Bilinmezim kaldın sen. Adın da varlığında yalan desem… Şu karşım daki senli benli resimler ayaklanır tokat gibi çarpılır yüzüme.. Şimdi yoksun ama bir zamanlar vardın! Tek şahidi şu kağıtlara yansıyan gülümseyişlerimiz.. Elin elimdeyken ki resmimiz! Unutma,
Ben unutmadım…
 

Derd-i Derman

Perşembe, 14 Şubat 2008

Zamana derd-i, derdede derman-ı veren Rabbim;
Nicedir aynı sızlar yare yüreğim..
Bende ki derde derman mıdır bir çift ahu gözlü o yar,
Bi-çare kalır da yinede değmez suretine ellerim..