‘Aşk-ı Vefa’ Kategorisi için Arşiv

Çok Özledim..

Cumartesi, 13 Eylül 2008

Uzundur bu yollar
Giderim gözüm kara
Sanma ki dönmem sana
Beni bekle seni ben alam

Ola ki vurulmuşum
Senden beterim yalnız
Vurulmuşum dağ başına
Nöbetteyim sevdalım

Yaralıdır canım yüreğim
Hasretinle erir giderim
Seni nasıl unutsun bedenim
Gözüm dalar gariplenirim

Vurulmuşum besbelli
Dolanmışım yar beline
Bir türkü tutturmuşum
Ağlamaklı hasrete

 Suavi - Hasret Türküsü

Söz Vermek ve Sözü Tutabilmek; Hadi Bakalım

Salı, 08 Temmuz 2008

“Hiçkimse üstüne bir şey alınmasın biraz da kendime yaşayacağım.. Artık herşeyin farkındayım bir daha geriye bakmayacağım..”

Saat 17:30 - Ulsy 21Hz2007

Cumartesi, 21 Haziran 2008

Senesini doldurduğum acıların yolcusu yüreğim… Şimdi şu saat çıkıp gelebilsem keşke dediğim bir yerde bana bi iki adım yakınımda varlığın.. Özledim. Hani derler ya öyle böyle değil… Buz gibi ruhum. Geçmişe sarılıp sana tutunmaya çalışıyorum. Unutuyorum farkındayım yoksun! Ve hiçbir zaman gelmiceksin. Gelsen de yanında olamayacağım. Çok zaman geçti çok… Kaybettik bütün iyimser dediğimiz hislerimizi… Senden de giden gitti bende de… Özeniyorum geçmişe.. Keşke daha çok zamanımı seninle geçirebilseydim. Belki ozaman sana tutundukça dinerdi acım. Ne bileyim belki işte yada keşke… Hep bir ihtimal ardına saklanmış gerçeklerim. Oysa unutmamam gereken en büyük gerçeği kapatıyorum hayallerimle. Yokluğunu… Ve hep yok olacağını. Ömrüm yeter belki suretini bir daha görüp bir daha sevip bir daha öpmeye… Ama gücüm yetmez bir daha yeniden dünyaya gelmeye… Sana eskisi gibi gelemem. Çünkü hiçbir şey eskisi gibi değil ve olamayacak… Beni bana yansıtan bir şey var karşımda… Resimler… Seni bana anlatan eski beni bana hatırlatan…

Senesi dolan bir beraberliğin kaçıncı ayrılık günü diye sayamıyorum bile… Sanki hicrana yenilmemiş bir sevgi elimdeki … gittin ve bittin derler ama sen gittin ben bittim.. Kendime gelemiyorum desem yeridir hani… Ertesi günlere bırakırdım pişmanlıkları şimdi saat 12 yi vurmadan kapımı çalıyorlar… Kaçamıyorum bile… Zamane oldu hislerimde varlığımda.. Nerde bir yanlış orada uyanır oldum… Hesabını ödeyebilir miyim bakar mısınız lütfen ?

-”Herşey” Daha Güzel-

Pazar, 17 Şubat 2008

Vuslatı belirsiz bir ayrılığın taşıyıcısıydı ruhum… Bir özlenen vardı bir de ölesiye özleyen! Özlenen, kaçandı hep… Kuytulara saklanan, bilinmezlerde yaşayan. Özleyense, gözü kara durmadan arayan belki de sadece bir umut adına içinde birşeyleri yaşatandı… İnadına yürüyen, düştükçe daha da hızlı adımlarla ilerleyen! Zaman oldu hasret düşmandı nefese. Ve yine zaman oldu ölüm kapının eşiğinde… Hiç bitmeyen bir inancın gölgesinde savaştı belkide özleyen! Öyle ya bu büyük cesaretin bir sebebi olmalıydı… Hali yerindeydi özlenenin! Aksi olsa özleyen koşar serilirdi ayaklara… Bir anlık gülüş için! Sadece bir anlık! Çokça olmuştu ayrılığın içeriye girişi, aynı sofrada oturup aynı yastığa talip oluşu… Bir tek özlenenden kalanlardı avuntusu. Şimdilerde; biten bir özlemin geride ki izleri bile anımsatmıyor hiç birşey! Meğer özleyenin özleyeni yakınlarda bir yerdeymiş… Hayat herşeye rağmen devam ediyormuş ve onu özlemek sadece bunu öğrenmek içinmiş! Birini çok sevmek güzel olabilir ama bu karşıdaki kişinin o sevgiyi kaldırabilmesiyle alakalı! Sunulan sevgi yerlere serilince pek bir önemi kalmıyor… Her ne kadar sevilsede.. Verilen sevgi yerlere sürülse bile! Gün geliyor anlıyor insan özleyende kendisi özlenende!!! Siz kimi özlüyor olursanız olun sizide bir yerlerde özleyen muhakkak oluyor… Özleminden başka sizi özleyeni farketmezseniz kaybediyorsunuz. Farkına varılan bir özlenense hayatınızda ki en büyük şanstır. Ben bizzat yakından tanıyorum kaybedenleri.. Kazanacağımı bilseydim özlermiydim bir başka özlemden habersiz o özleneni? Belki de kıymeti bundan yüksektir avuçlarımda kokusu kalan o özleyenimin… Seni Seviyorum…

** Bazen özleminden habersiz özlediğini bırakıp gitmekte güzel.. Koş kızım yeni umutlara!

Zaten Hasret Kalmıştım O..

Çarşamba, 30 Ocak 2008

Uzun süredir dinleyemediğim bir şarkıyı tekrar dinlemeye başladım bugün.. Çokta büyük keyif alarak dinledim üstelik.. Arka fonda hala o şarkı… Halim vaktim pek yerinde bugünlerde, sanırım ailemin yanında oluşumdandır bu, tekrar araya gurbet girdiğinde görmek lazım benim çökmüş halimi :) Dedim ya üniversiteli oldu artık sessiz.. Eskisinden çok daha sessiz artık. Yazmayı bırakalı epey zaman olduğundan haberdar değil kimsecikler haleti ruhiyemden… Sürekli aynı ruh halindeyim.. Çok sıkkın çok yalnız.. Üstelik bu yalnızlık onca kalabalığa karşı olan bir şey… N’bileyim işte böyle… Büyüdüğümü hissetmek çok sıkıyor canımı! Öyle ki insanların ikinci bir yüzü olduğuna inanmaya başlayışım en büyük kanıtım… Yok canımmmm ne ikisi kim bilir kaç iki(!) Neyseee gel gelelim şimdilik inceden bir düzelme kaydediyor sessiz… Sağa sola savurduklarını toplamaya çalışıyor. Hayatına girmeye çalışanları önce şöyle derinden bir inceliyor. Kimsin, nesin, ne istersin?.. Bilen bilir sessiz’i öyle içinde barındıramaz küskünlüğü… İncildiği kalır yüreğinde de yinede incitene laf dokundurmaz… Haddine midir ucuz laflarla karalamak mazimde ki en büyük anımı… Yaşadıklarımız yada yaşayacaklarımız her ne olursa olsun tut elinden sahip çık yalnızlığına…. Oda senden neticede ;) Seni seviyorum Hayat!