Kendime Kendim Yazdım.

Zaman çabuk geçiyor… İnsan en büyük acıları da unutuyor. Ya da zaman unutturuyor! Öyle ki canın bile acımaz oluyor güne gün… Alışıyorsun herşeye, en büyük hatalara bile… İnfaz ediyorsun kendini yerli yersiz. Çoçukluktan sıyrılmış gençliğin hatalarına köle ediyorsun en güzel çağını… Varken yok demeyi öğreniyorsun. Oysa inceden inceye sızlayan bir yaran var! Bazen kendinden yaşından bile büyük gelen acıların var.. Ne çabuk unuttun, dört duvara hıçkıra hıçkıra anlattığın yürek sızın var! Bağırıp çağırmayı özlediğini biliyorum. Hani bir tren geçerken raylarından kimse seni duymaz cesaretiyle delicesine bağırmayı istediğini.. Bilmez miyim ne dolusun sen şimdi… Son ses açıp bir türküyü sesinin bütün çirkinliğine inat avazın çıktığı kadar eşlik etmeyi… Bilmez miyim hangi türküye nasıl vurgun olduğunu? Hicran yakar gönlünü kavurur da sesin soluğun kesiliverir. Sen uzun yolların yolcususun… Göçmen bir kuş gibisin… Hangi dala konsan gelecektir sonbahar.. Savrulup duruyorsun. Yaşamaya da gerek kalmadı ya bu heyecanları, inadına yaşıyorsun! Bilmez miyim sen yaşamayı çok seviyorsun! Çok eskilerden bir türkü fonda. Kızım sen sağlıcakla kal. Hep iyi ol. Şimdi olduğun gibi…
06 Ekim 2008, 05:34 tarihinde.
burovo kardeş anlatadıklarımı anlatmışın aynen nise super ayrılık kokuyo ada iiiiiiiii burava