Vefası Eksik Yar’e..

05 June 2010

zaman hainleşirken yokluğunla,buram buram hasret kokuyorum.Gece vardiyalarında adını sayıklarken uykuya direnerek,kimbilirlerle için için eriyorum.Allah biliyor ya,sana kavuşmayı diliyorum en çok YAR…bir avuç dualarla teslim ederken kendimi uykuya,sabahlarında seninle uyanıyorum dünlerimin..gelip görsen bi yar,hali vakti yerinde sensizliğin,gün geçtikçe daha da büyüyor..büyüdükçe hasret daha da yüzsüzleşiyor…şimdi çıkıp gelsen ansızın,kapı çalsa,yada birden açıp girsen içeri.büksen boynunu şaha kalkmış sensizliğin!silinir kaybolur bütün yoksulluğum..senle çoğalırım,senle  doğarım yeniden..sahipsizliğim teslim eder kendini sana aitliğe..gel.ya bugün ya yarın.ama gel.hep aynı heyecan ama hep aynı sevginin sözünü veremem sana Yar.Olmaz yapamam.Gün geçtikçe büyüyen bir sevgiye hep aynı diyemem.Sana büyüyorum Yar..Sana..

115

09 December 2009


Sana önceden yazdığım dizeler yalan söylüyordu;Seni bundan daha çok sevemem diyenler hani;Ama o zamanlar aklım bir türlü almıyordu,İçimdeki alevin daha da parlak yanabileceğini.Oysa zaman, kralların fermanını bile değiştirir,Yeminler arasına girer, milyonlarca oyunuyla,Kutsal güzelliği karartır, sivri niyetleri köreltir;Nice dik başları değişimin çarkına uydurur sonunda;Heyhat! Ben de zaman denen zorbanın korkusuyla,’En çok şimdi seviyorum seni,’ diyemez miyim;Aşkımdan kuşku duymadığım, en emin olduğumda,Geleceği unutup, o güne taç giydiremez miyim.Aşk bir bebek olduğuna göre,hayır, bunu diyemem,Büyümesini sürdüren şeyi,büyümüş gibi göremem.
William Shakespeare

İki Farklı Şehir ama Aynı Hava

01 December 2009

 :)

 

          Senli düşlerden uyandım bu sabah… Baktım ki,  sağım boş, solum boş. Oysa ne çok isterdim, uykum daha dağılmadan sana sımsıkı sarılıp yeniden senli düşlere uyumayı… Özlemlerin en büyüğünü yaşadıkça anlıyor insan, kolay değilmiş hayat.. diyorsun! Zaman giriyor araya. Yıpratıyor, kırıyor, dağıtıp geçiyor her şeyi… Seni tutuyorum gözlerinden, gözlerimle… Önce anlatarak halimi belki de anlatmaya çalışarak. Özlüyorum deliler gibi. Kavuruyor içimi hasret. Korkma ikigözüm.. Demleniyorsun yüreğimde… Sana sahipsizliğimin yoksulluğu bu burukluk. Zaman iki farklı şehre bölünmüş sanki… Aynı zaman diliminde farklı havayı soluyoruz. Varken yok demeyi, yokken var demeyi biliyormuşum meğer… Bir yanım öylesine sessizken, bir yanım delicesine çılgın… Seni sevmeyi hergün yeniden öğrenerek öylesine hevesleniyorum ki… Ve öylesine sarılıyorum ki sana… Dili olmasa da duyguların yazarı vardır mutlaka. Ben duygularımın yazarı olmuşum. Şimdi dinleyicim değil, okuyucumlayım ben… Senle başlıyorum, senle bitiyorum. Önsözüm. Son sözüm!

Yabancı Lisanım

28 August 2009

 

 

Kendimi bile tanıyamamış olduğumu anladım seni tanıdığımda.. Oysa ne çok inanır, ne çok güvenirdim kendime. Şimdi suretime yabancı kaldı inancım. Kim bu aynaya yansıyan? Ruhum sonu olmayan koca bir boşluğun sarsıntısında. Acı çekiyorum. Belki anlatamıyorum ama içten içe kemiren bir duygunun sancısını taşıyorum. Hani diyorum ki senden önce ki zamanlara geri dönsem… Seni tanımamış olsam. Olabilir mi ? Mümkün mü ? Var mıdır bir hal çaresi bunun ? Susma!  — düşüncesi bile bir iki damla yaşla oyalarken beni, senden vazgeçmiş olmanın yada vazgeçmeye çalışmış olmanın tarifi olmayan kaçışlara sürüklüyor beni. Kaçıyorum. Kendimin bile bilmediği bir yer var mıdır ümidiyle… Beni kurtarabilir mi bir umut? Hangi umut ? Hangi umut. Haykırıyor hayallerim… Tek tek hesap veriyorum. Üstelik teke tek ve acımasızca. Ben yalnızlıktan korkmazdım ki, şimdi yalnızlığın kabusuyla uyanıyorum. Gözlerimde dünlerden kalan pişmanlıklar, cebimde faili olan cinayetimin hayal kırıklıkları.. Eğer buysa kendimi tanımışlığım demek ki ben kendime hep yabancı kalmışım. Üç kelimelik çocuk oyunu bozmuş lisanımı… A.ş.k.. Kendime küfrüm kendime öfkem. Kustukça daha da hırçınlaşıyor öfkem. Sonra kendimi dar ağacında buluyorum. Yalvarıyorum. Yaşamak istiyorummm.. diye! Oysa yaşamayı unutmuş olduğumu unutarak. Nedense kendi kendime acıyorum. Dar ağacından sonra dört duvara kapatıyorum kendimi. Sağımda sen solumda sen her yerde sen. Gözlerimi kapatıyorum. Aklımda kalan kahkahan.. Yoksa deliriyor muyum ? Ben, ben olamam. Hayır ben bu olamam. Kadere verdiysem bütün inancımı vardır elbet bir hayrı diyesim geliyor.. Susuyorum. Kabahat benim. Öyleyse cezamı çekiyorum. Seni severek, sevmenin böylesine acı olduğunu bilerek… Sevmek hissetmekmiş, bende hissettim. Hissedince her şeyimi kaybettim.

Başlangıç Seviyemiz

16 July 2009

Film şeridi gibi herşey şimdi..Zaman hain, unutturmuş bütün güzel anıları..Okulda bitmiş..Şimdi iş zamanı…İş hanfendisi oluvericez :)

Hayat Benim Hayatım :)

29 March 2009

Hayat.. Sımsıkı tutuyor ellerimden. Sarıp sarmalayıp sakınıyor beni her türlü gözden. Hayat seviyor beni. Gözlerimden öpüyor, yüreğimde ki sevgisinden besleniyor. Ağlıyorum gözyaşımı siliyor, önüme üç beş sahne koyup beni güldürüyor. Hayat, ben yürüdükçe arkamdan geliyor. Sağımda hayat solumda hayat. Hayat bana aşık biliyorum :) Hayat hayaller kuruyor. İçimde benim olduğum.. Hayat bir alyans takıyor parmağıma. Çekip alıyor beni her türlü gözden. Kara kaplı defterlere gömüyor. Hayat kıskanıyor beni. Deli deli oluyor :) Çalımlı yürüsem yolumu çiziyor. Hayat sakınıyor beni:) Ben koşuyorum çocuklar gibi hayat kovalıyor beni. Hepte yakalıyor :) Hayat benimle yumuyor gözünü. Güne benimle aydın uyanıyor. Hayat, rüyalarına saklıyor beni. En mutlu günleri istiyor. Hayat sevdiriyor kendini. Üstelik her gün yeniden, çoğalarak… Hayat, cennet oluyor bana. Elleri gülden güzel kokan, cennetin aralayıcısı oluyor hayat. Hayat bana yakışıyor ben hayata. Hayat tamamlıyor beni bense hayatı… Hayat uzun bir yola soktu beni. Bitmez derken, sonunu görmeye başladım yolun. Hayat hayallerimize yakınlaştırdı bizi.. Bitti yol, az kaldı murada… Hayat, hayat verdi bana… :)